Futbolun sadece fiziksel bir mücadele olmadığını, bazen sahada görünenin çok ötesinde güçlerin devreye girdiğini iddia edenler için 2026 Dünya Kupası unutulmaz bir hikâye sundu. Boston’daki Gillette Stadyumu’nda oynanan İngiltere ve Gana mücadelesi, taktik tahtalarından çok mistik iddialarla manşetlere taşındı. İngilizlerin gol makinesi Harry Kane, kariyerinin en garip “markajı” ile karşı karşıya kalırken, olayın merkezinde bir büyücü ve bir medyumun düellosu yer alıyordu.

Bonsam’ın Kehaneti ve Medyumların Savaşı

Maçın başlama düdüğünden günler önce, Gana’nın en ünlü ruhani figürlerinden biri olan Nana Kwaku Bonsam, uluslararası basının dikkatini çeken bir açıklama yaptı. Bonsam, Harry Kane’in Gana savunmasını geçmesini engellemek için özel bir “çalışma” yürüttüğünü duyurdu. Bu durum, futbol dünyasında alaycı gülümsemelerle karşılansa da Bonsam’ın geçmişi bu iddiaları ciddiye alan bir kitle yaratmıştı. Hatırlanacağı üzere Bonsam, 2014 yılında Cristiano Ronaldo’nun yaşadığı diz sakatlığının arkasında kendi büyülerinin olduğunu öne sürerek dünya gündemine oturmuştu. Her ne kadar Ronaldo o turnuvada gol atmayı başarsa da, Bonsam’ın yarattığı psikolojik baskı bu kez Kane üzerinde yoğunlaştı.

Content Image

Tam bu noktada, hikâyeye beklenmedik bir isim daha dahil oldu. Kaşık bükme yeteneğiyle tanınan ünlü medyum Uri Geller, Kane’i korumak için devreye girdiğini açıkladı. Geller, Kane’in üzerine yönlendirilen negatif enerjileri nötralize etmek için “pozitif titreşimler” göndereceğini taahhüt etti. Böylece yeşil saha, bir tarafta Ganalı bir büyücünün lanetleri, diğer tarafta ise küresel bir medyumun koruma kalkanı arasında kalan tuhaf bir sahneye dönüştü.

Gillette Stadyumu’nda Yaşanan Kronolojik Kırılmalar

Maç gecesi yaşananlar, rasyonalite ile batıl inanç arasındaki çizgiyi iyice inceltti. Maçın gidişatını ve bu mistik atmosferin sonuçlarını şu şekilde özetlemek mümkündür:

  1. Maçın başlamasıyla birlikte İngiltere oyunun kontrolünü eline aldı, ancak Harry Kane her zamanki etkinliğinden uzak bir görüntü sergiledi.
  2. Gana savunması, Kane’i adeta gölge gibi takip ederken, İngiliz forvet Gary Lineker’ın rekorunu kırmak için ihtiyaç duyduğu o tek gol fırsatını yakalamakta zorlandı.
  3. İkinci yarıda Kane, normal şartlarda asla kaçırmayacağı, kaleciyle karşı karşıya kaldığı bir pozisyonda topu dışarı gönderince stadyumdaki atmosfer bir anda değişti.
  4. 90 dakika sona erdiğinde tabela 0-0’ı gösteriyordu ve sosyal medya saniyeler içinde “lanet tuttu” paylaşımlarıyla çalkalanmaya başladı.
  5. Gana cephesinde, kazanılan bir puanın sevincinden çok, Bonsam’ın Kane üzerindeki etkisinin “kanıtlandığı” inancı hakim oldu.

İstatistiksel açıdan bakıldığında, Gana’nın disiplinli savunması ve İngiltere’nin bitiricilik konusundaki formsuzluğu bu sonucun mantıklı açıklamasıydı. Ancak futbol, mantıktan daha fazlasıdır. Gana taraftarları için bu beraberlik, sadece bir puan değil, aynı zamanda ruhani bir zafer anlamı taşıyordu. Wayne Rooney gibi isimlerin Gana’nın verilmeyen bir penaltısı olduğunu dile getirmesi bile, Bonsam ve Kane arasındaki bu hayali savaşın gölgesinde kaldı. İngiltere grup liderliğini averajla korusa da, Boston’daki o yağmurlu gece, futbol tarihine bir büyücünün forvet üzerindeki zaferi olarak not düşüldü.